KADINLAR ADAY OLABİLECEK Mİ?

a_9649_1

Yerel Seçim iklimi iyice ısındı, kadın – erkek aday adayları heyecanla sonuçları bekliyor. Sevindirici olan bu süreçte sorumluluk almak isteyen kadınların sayısındaki artış.

Ben Cumhuriyet Halk Partisi Çankaya Belediyesi (Ankara)  Başkanı Aday Adayıyım.  Birçok kadın gibi yaklaşık altı aydır sürdürdüğüm çalışmaların semeresini almak adına, düşüncelerimi Şubat 2014 KAZETE köşe yazıma taşıdım. Haydi rast gele…

 

Ey ‘Birleştirici Güç’ kulak ver..

Yerel seçim kapıda…

Bizdendi, ondandı, marjinaldi, kafatascıydı, devrimciydi, faşistti, solcuydu, sağcıydı, sol devrimciydi, kemalistti, kemalist-devrimciydi, muhafazakar-sağcıydı, dinciydi…

Aslında kalıplaşmış bir sol-sağ yok ama, hadi kabaca ikiye ayıralım bu kategorileri. Geldiğimiz noktada, sol vatanseverler için illaki söylendiği gibi, sağcıyım diyen çok geniş

bir vatansever topluluğu da bu memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü istemiyor mu acaba, ortak değerlerimizi tehlikeye atan AKP iktidarını düşürmeye onlar da kararlı değiller mi acaba? O zaman neyi tartışıyoruz? Üzerinde henüz anlaşma sağlayamadığımız farklı siyasal akımları sınıflandırmanın ne yeri, ne zamanı şimdi. “Padişahım Çok Yaşa” demeyi mi bekliyoruz? Halk hareketi mi lazım diyorsunuz, işte size adres; Haziran 2013 GEZİ Tokatı.

Onbir yılın sonunda ülkemizin uçuruma sürüklendiği bu talihsiz koşullarda, milli duyguları bir araya getirme sorumluluğunun bugün en çok ana muhalefet partisinde olduğunu düşünüyorum ben. Üstelik bu sorumluluğun yerine getirilmesi için yaklaşan fırsat hiç de küçümsenecek gibi değil. Evet, Türkiye’nin tam vesayetine soyunan bir diktatöre karşı CHP, 31 Mart sabahı belki de hiç olmadığı kadar tarihe damgasını vurmaya hazırlanıyor, tabii aynı zamanda ‘muhalefet hastalığı’ndan da kurtulmaya. Yerel seçimlerdeki şemsiye sloganı etkileyici; “CHP: Türkiye’nin Birleştirici Gücü”.

Çoğumuz bugünlerde kızlı-erkekli memleketin hayrına, sağa sola bakmadan ya taşın altına şimdiden elimizi koyuyor, ya da heyecanla oy sandığını bekliyoruz.

Kim bu çoğumuz? Biz kadınlar bu kutsal iş bölümünün yarısı için görevliyiz, çünkü farkındayız % 50 birleştirici güç olduğumuzun. 30 Mart günü oy kullanacak yaklaşık 53 milyon seçmenin yarı yüzüyüz biz. Mütevazı olmayacağım; topluma uygarlık düzeyini hatırlatan, ayırımcılık yapmayan, annelik duygularıyla kucaklayıcı olan, “birleştirici” olan biz değil miyiz? Ne zamanki bunun önemini gerçekten kavrarız, işte o zaman memleketimizi karanlık dehlizlerden kurtaracağız.

Ey birleştirici güç bize kulak ver…

Kadın seçmene, kadın siyasetçiye kulak ver… “Ucundan accık” göstermelik kadın aday değil, essahtan belediye başkanı, meclis üyesi ve muhtar olmak istiyoruz.

Liyakatımızla, deneyimlerimizle ve öngörülerimizle memleketimizin Atatürkçü vizyonunu, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini korumak için yerel karar koltuklarına oturmak istiyoruz. Biz bıktık, kadınları seçilebilir yerlere koyun demekten, siz bıkmadınız mı bizi seçilmeyecek yerlere koymaktan? Bu seçimler için tüm enerjimizle sorumluluk aldık, hayal ettiğimiz vatanımız için işaret bekliyoruz.

Ey birleştirici güç…

Biz sana kefiliz, sen de kadınlara kefil ol. Çünkü bu bir hak mücadelesi, üstelik sadece kadın hakkı değil, yuvamızın, sokağımızın, mahallemizin, kentimizin ve en çok da memleketimizin hakkı.

Dr, Kent ve Çevre Bilim

 

 

 

Comments are Closed